Hamilelik şansınızı artırmak için 21 faydalı ipuçları

Hamilelik şansınızı artırmak için 21 faydalı ipuçları

Mutlu bir şekilde evlisiniz ve ailenizi genişletmek istiyorsunuz. Ama bebeğiniz olması, sizin durumunuzda uzak bir gerçeklik gibi görünüyor. Eh, umudunu kaybetme. Gebe kalmama nedenlerini tanımlayın ve bunları ele alın.
İyi aile, hamile kalma şansınızı artırmanız için size ipuçları verir. Yaşam tarzınızda ve diyetinizde birkaç değişiklik yapmak hileyi yapabilir. Okumaya devam etmek.

Felsefeyi Etkileyebilecek Faktörler

Bir çiftin gebe kalma şansı, erkek ya da kadındaki kısırlık dahil olmak üzere birçok nedenden dolayı engellenebilir ya da ertelenebilir. İşte sizin anlayış şansınızı etkileyebilecek birkaç faktör

Doğurganlık oranı düşmeye başladıkça artan anne yaşı (30 yıldan fazla)

  • Uterin fibroidi
  • Ektopik gebelikler
  • Endometriozis
  • Pelvik inflamatuar hastalık
  • Polikistik over sendromu (PCOS)
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (cinsel yolla bulaşan hastalıklar)
  • Yanlış hesaplanmış verimli dönem
  • Engellenmiş fallop tüpü
  • Düzensiz adet döngüsü
  • Tiroid dengesizliği
  • Erken yumurtalık yetmezliği (POF)
  • Düşük yumurtalık rezervi (DOR)

Erkeklerde:

  • Düşük sperm sayısı
  • İnmemiş testisler
  • Erektil disfonksiyon
  • Erken boşalma
  • Şeker hastalığı

Genel olarak:

  • Pelvik veya abdominal cerrahi
  • Yaşam tarzı problemleri

Hamilelik şansınızı artırmak için en iyi 23 ipucu

İşte hamile kalma şansınızı iyileştirmek için birkaç ipucu.

  1. Sağlık kontrolü: Tıbbi olarak uygun olduğunuzdan emin olmak için bir ön sağlık kontrolü yapın. Çiftin gebe kalma kabiliyetine karar vermek için gerekli olan parametreler olan yumurtlama ve sperm testleri yapabilirsiniz. Ayrıca, kendi sağlığının farkında olmak, güvenli ve sağlıklı bir hamilelik sağlar.
  1. Vücut ağırlığının korunması: Kadının ağırlığı, kavramada çok önemli bir rol oynar. Aşırı kilolu veya düşük kilolu olmak, vücutta hormonal değişikliklere yol açar ve bu da hamile kalma şansınızı engelleyebilir. Sağlıklı bir diyetin ardından ve egzersize fiziksel olarak uyum sağlamak, ideal vücut ağırlığını korumanıza yardımcı olabilir.
  1. Sağlıklı yaşam tarzı: Sağlıklı bir yaşam tarzı doğurganlığınızı artırmanıza yardımcı olabilir. Hamilelik yapma olasılığınızı olumsuz yönde etkileyebileceğinden, alkol kullanmaktan, sigara içmekten, yasadışı uyuşturucu kullanmaktan kaçının. Aşırı yiyecekleri tüketmekten kaçının ve diyetinizde meyveler, sebzeler, et, balık ve süt ürünleri (özellikle organik gıdalar) yer almalıdır. Ayrıca, vücut ağırlığınızı korumak için düzenli olarak egzersiz yapın. Bu, sperm kalitesini ve sağlıklı ovumu teşvik ederek doğurganlığınızı daha da artıracaktır.
  1. Yumurtlama periyodunu izleyin: Yumurtlama döneminizi takip etmek için cinsel ilişki için doğru zamanı öğrenin. Örneğin, 28 günlük bir adet döngüsü varsa, 14. günde ovulacaksınız. Yani, verimli pencere, seks yapmak için ideal olan 11-15. Ayrıca tavsiye için bir jinekologla konuşabilirsiniz.
  1. Foliküler izleme: Eğer yumurtlamayı kendi başınıza takip edemiyorsanız, doktor foliküler izlemede size yardımcı olabilir. Kan hormonu testi ve yumurtalıkların ultrason ile, size ovulasyonun doğru zamanını söyleyebilirler.
  1. Doğurganlığı artırıcı gıdalar: Folik asit, C, A, D ve E vitaminleri, çinko, potasyum ve bakır gibi besinler doğurganlığı arttırmak için gereklidir. Diyet veya takviyelerinizden elde edilebilen bu gıdalar, sağlıklı ovum üretiminde yardımcı olur ve sperm kalitesini artırır. Yemen gereken yiyecekler arasında.
  • Yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak, lahana, brokoli.
  • Yağlı balık: Sardalye, somon, uskumru.
  • Çinko açısından zengin gıdalar: Kaju fıstığı, kabak çekirdeği, kabuklu deniz ürünleri, organik otlarla beslenmiş kuzu ve sığır eti.
  • Karmaşık karbonhidratlar: Kepekli ekmek, pirinç, makarna, tatlı patates.
  • Proteinli gıdalar: Tavuk, süt, fındık, hindi, soya peyniri, tohumlar, yumurtalar, baklagiller.
  1. Stresi azalt: Stres hem erkeklerde hem de kadınlarda doğurganlığı etkileyebilecek hormonal dalgalanmalara neden olabilir. Meditasyon, nefes egzersizleri ve yoga, stres seviyelerini azaltmanın bazı yollarıdır.
  1. İlaçlarla ilgili bir doktora danışın: Herhangi bir temel sağlık sorunu için ilaç alıyorsanız, bir aile kurma kararınızı doktorunuza bildirin. Steroidler, alfa blokerleri, antipsikotikler ve NSAİİ’ler gibi bazı tıbbi ilaçlar doğurganlığı etkileyebilir.
  1. Doğum öncesi vitaminler alın: Hamilelik için planlama yapıyorsanız, doktorunuzla konuşun ve doğum öncesi vitaminler almaya başlayın. Kavramayı geciktirebilecek herhangi bir besin eksikliğini telafi edebilirler.
  1. Yeterli uyku alın: Vücudun uygun metabolizmayı ve hormon üretimini sürdürmesi için iyi bir gece uykusu gereklidir. Yani, günde yedi ila sekiz saat uyuduğunuzdan emin olun.
  1. Fiziksel yakınlık: Cinsel ilişki sırasında, sperm sızıntısını önlemek için üst kadındaki seks pozisyonlarından kaçının. Vajinanın içine daha fazla sıvının girmesini sağlamak ve gebe kalma şansını arttırmak için, üstte adam ile misyoner pozisyonu gibi bir şey deneyin. Spermin vajinanın içinden ve yumurtadan geçmesi için yeterli zaman alması için, cinsel ilişki sırasında bir süre yatay pozisyonda kalın.
  1. Yağlayıcılardan kaçının: Seks sırasında yağlayıcıların kullanılması spermin hareketliliğini yavaşlatabilir ve onları ovuma ulaşmasını engelleyebilir. Ayrıca vajinal spreyler veya tamponlar vajinayı kurutabilir, böylece sperm akışını sınırlayabilir.
  1. Kafein alımını azaltın: Kafein alımının aşırı olması doğurganlığı engelleyebilir ve kavramınızı uzatabilir. Aşırı kafein ayrıca yüksek bir düşük riski de doğurmaktadır. Bu nedenle hamilelik sırasında kafein alımını günde 300 mg’a sınırlayın.
  1. Akupunktur: Belirli vücut noktalarına baskı yapmak, stresi hafifletebilir ve vücuttaki hormonal dengeyi geri getirmede yardımcı olabilir. Bu ayrıca sağlıklı yumurta ve sperm üretimine yol açar.
  1. Rafine karbonhidratlar üzerinde azaltın: Kandaki glikoz seviyelerini arttırdıkça rafine karbonhidrat alımını önlemek daha iyidir. Bu ayrıca yumurtlama problemlerine neden olur.
  1. Doğum kontrol haplarını durdurun: Gebeliğinizi planlamanızdan önce doğum kontrol haplarını en az dört ila altı ay içinde almayı kesmeniz gerekir. Doğum kontrol haplarını kullanmayı bıraktıktan sonra vücudun normal hormonal dengeyi yeniden kazanması için biraz zamana ihtiyacı vardır.
  1. Erkekler bisiklete binmekten veya bisiklete binmekten kaçınmalıdır: Testislerdeki spermin hayatta kalması için ortalama vücut sıcaklığından bir ila iki derece daha düşük olan optimum bir sıcaklık korunmalıdır. Bu nedenle erkekler, sıkı iç çamaşırı giymekten, dizüstü bilgisayarları kucağa yerleştirmekten, bisiklete binmekten veya bisiklete binmekten kaçınmalıdır. Sağlıklı spermlerin üretimi için testislerin doğru sıcaklığının korunması hayati önem taşır.
  1. Çok fazla tatlı yemekten kaçının: Aşırı şekerli yiyeceklerin tüketilmesi, progesteron hormonunun üretimini engelleyen ve gebe kalma şansını azaltan adrenalinin aşırı üretimine neden olabilir.
  1. Kadın orgazmı: Spermlerin kasılma yoluyla ovuma ulaşması için bir yol oluşturarak, kavramada önemli bir rol oynar. Aynı zamanda sperm motilitesine katkıda bulunan doğal kayganlaştırıcıların salgılanmasına yol açar.
  1. Yorucu egzersizlerden kaçının: Orta ve düzenli egzersiz, bir kadının sağlıklı kalmasına ve gebe kalma şansını artırmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, doğurganlığı azaltabileceğinden, aşırı egzersizler yaparak vücudunuzu strese sokmaktan kaçının.
  1. Erkekler kilolarını yönetmelidir: Obez veya aşırı kilolu erkekler düşük sperm sayısına sahip olabilir. Aşırı kilolu olmak da, doğurganlığı azaltan hormonal değişikliklere neden olabilir. Böylece, gebe kalma şansını arttırmak için ağırlığı azaltmaya çalışmalıdırlar.

Kısırlık çözümlenemez bir problem değildir. Ama bir çift olarak, doğru seçimleri yaparak çalışmayı denemelisiniz. Doğal olarak gebe kalmayı başaramazsanız, her zaman IVF gibi yardımcı üreme teknolojilerine veya hatta surrogacy’ye gidebilirsiniz. Daha fazla bilgi için doktorunuzla veya bir doğurganlık uzmanıyla konuşun.

Herhangi bir infertilite sorunuyla karşılaştın mı? Aşağıdaki yorum bölümünde bizimle deneyimlerinizi paylaşın.

Hamile Olmak İçin Doğru Yaş Nedir?

Hamile Olmak İçin Doğru Yaş Nedir?

Hamile olduğunuzu öğrenmek çok değerli bir an. Büyük bir mutluluk ama aynı zamanda ömür boyu omuzlanacağınız en büyük sorumluluklardan biri. Bu nedenle, annelik denilen bu zor ama ilginç yolculuğa başlamadan önce % 100 emin olmalısınız.

Bugün bir kadının birden çok önceliği var. Anneliği kucaklamayı düşünmeden önce yerleşik bir kariyere ve sizinle aynı kararlılığa sahip bir eşe sahip olmanız çok önemli. Bu yüzden, farklı yaşlarda hamileliklerin artılarını ve eksilerini anlamanıza yardımcı olalım, böylece sizin için çok önemli olan bu dönem için biraz daha fikir sahibi olabilirsiniz.
Çocuk sahibi olmak için en iyi yaş nedir?

Araştırmalar “hamile kalmak için en güvenli yaşın 20’den 35’e kadar kaldığını” gösteriyor. Tıp uzmanlarının belirttiği bazı gerçekler şunlardır:

  • Tıp uzmanları, 35 yaş sonrası gebeliklerde preeklampsi, düşük doğum, ektopik gebelik vb. Gibi daha fazla komplikasyon olasılığı olduğunu düşünürler.
  • Yumurtaların doğurganlığı da 30 yaşından sonra azalmaya başlar, bu da zaman zaman gebe kalmayı zorlaştırır.
  • Birden fazla çocuk yapmak istiyorsanız, ideal yol ilk çocuğunuzu 20’li yaşların başlarında ya da ortalarına doğru doğurmaktır, böylece ikinci gebeliğinizi 20’li yaşlarınızın sonu veya 30’lu yaşlarınızın ilk yarısında yaşayabilirsiniz.

 

Farklı Dönemlerde Gebelik:

Hamileliğin doğru yaşına karar vermek için doğurganlık dönemi, duygusal olgunluk, kariyer istikrarı, aile odaklılık, finansal sağlık vb.

İşte hayatınızın önceliklerine göre hamilelik için mükemmel yaşa karar vermenize yardımcı olabilecek birkaç net gerçek:

  • 20-24 yaş arası kadınlar için en verimli dönemdir; Bununla birlikte, kadınlar hamilelik sorumluluğunu üstlenecek duygusal hazırlığa sahip olmayabilir
  • Eğer bir kadın sağlıklı bir yaşam sürdürürse ve iyi beslenirse, 25 ila 29 yaşları arası, hamileliği iyi bir şekilde idare edebildiği ve bir bebeğin sorumluluğu ile baş etmek için duygusal olgunluğa sahip olduğu ideal hamilelik dönemidir.
  • Kariyer odaklı kadınlar için, erken otuzlu yaşlar da hamilelik için uygundur.
  • Geç otuzlu yaşlar ve erken kırklarda hamilelik, gestasyonel diyabet ve hipertansiyon gibi engellerle karşılaşma olasılığı daha yüksektir.
  • Gestasyonel diyabet, kadınların vücudunun son birkaç yılda kazandığı ağırlığa bağlı olarak, 35 yaşın üzerindeki kadınlar arasında ciddi bir endişe haline gelir.
  • Erken otuzlu yıllarda doğurganlık yirmilerinden biraz daha düşüktür. Ancak, bir çocuğun sorumluluğunu üstlenecek finansal istikrar, otuzlu yıllardan daha fazladır.
  • Doğurganlık, kırklı yaşlarda en düşük düzeydedir ve çalışan kadınlar için aynı zamanda üst düzey bir kariyer rolü ve hamilelik arasında juggle yapmak zor olabilir.
  • Kırk yaşın ötesinde bir çocuk için plan yaparsanız, bir fitness seviyesini korumak çok önemlidir. Bu senaryoda karşılaşabileceğiniz en önemli konulardan biri, aşırı yorgunluktan kurtulmaktır.

Umarım şimdiye kadar çocuk sahibi olmak için en iyi yaşın ne olduğunu bilmelisiniz. Sen kendin için haklısın. Gebeliğiniz hakkında size rahatlık ve rahatlık düzeyinize göre karar verin ve hayatınızı en mutlu olacağını düşündüğünüz yönde yönlendirin. Nihai karar senin. Hamilelik, içinde bulunmanın en güzel aşamalarından biri olduğundan, en iyi şekilde yararlanın.

Okuyucular, çocuğunuzu hangi yaşta geçirdiğinizi bize bildirin!

 

Hamileliğe Genel Bakış

Hamileliğe Genel Bakış

Gebelik için doğru zamanın geldiğine inandığınızda kullandığınız doğum kontrol yöntemini bırakın, hamile kalma fikrini tamamen aklınızdan çıkartarak zevkli, tutku dolu geceler geçirin ve birkaç hafta sonra romantik bir gebelik testine hazır olun.

Elbette bu süre her çift için farklıdır.

Unutmayın ki gebelik için iyi planlanmış bir senelik cinsel ilişkiye ihtiyaç vardır. Bazı çiftler hemen hamile kalacaktır. Bazı çiftler ise bütün yıl deneyecek ve belki de o yılın son ayı o güzel haberi alacaklardır ama büyük çoğunluğu bir yıl içinde hamile kalacaktır. İlk üç ayda hamile kalmamak, doğurganlık sorunlarınız olduğu anlamına gelmez.

Fizik Sınavı Var

Hiçbir şey sağlıklı bir insan kadar seksi değildir. Hem siz hem de eşiniz, hamile kalmadan önce düzenli bir fiziksel muayeneden geçmeyi planlamalısınız. Geçmiş yıllarda doğurganlık konusunda dikkat genelde kadın bedeni üzerindeyken artık kadın kadar erkeğin sağlığının da bu konuda ne denli etkili olduğunu biliyoruz.

İyi bir fiziksel sınav, sağlığınıza genel bir bakış için çeşitli kriterlerden oluşmalıdır:

  • Boyunuz ve kilonuz
  • Tansiyonunuz
  • Şu anda almakta olduğunuz ilaçlar
  • Aile sağlığı geçmişi
  • Mevcut hastalıklar (örn., Yüksek tansiyon, tiroid sorunları, diyabet, vb.)
  • Doktorunuz tarafından belirlenen özel testler
  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların taranması
  • Üreme organlarınızı için fiziksel testler

Hamilelik öncesindeki düşünce süreci, kronik hastalıklarınızın çoğunu kontrol altına alabilmeniz veya kronik bir durumunuz olup olmadığını ve tedavi edilip edilemeyeceğini öğrenmeniz açısından önemlidir. Ayrıca, doğum kontrolü ve doğum kontrolünü bırakma sürecine ait sorularınızı doktorunuzla mutlaka konuşmalısınız.

İlk başlarda problem yaşamanıza neden olmasa bile, kilonuz veya tansiyonunuz hakkında görüşmelisiniz. Doktorunuzdaki randevunuzla hamile kaldığınız zaman arasındaki ara dönemde, sizin ve eşinizin kilo hedeflerinize yakınlaşma şansınız olacaktır.

Hamilelik kilo vermek için ideal zaman değildir. Gebe kalmadan önce yapmak, gebe kalmayı kolaylaştırmak açısından fayda sağlayabilir.

Sağlıklı bir yaşam tarzı

 Sağlıklı bir hamilelik için sağlıklı bir yaşam tarzı şarttır. Bunun için şunlar önemlidir:

  • Diyetinizi kontrol altında tutmak
  • Sosyal veya eğlence amaçlı alınan alkol ve sigaradan uzak durmak
  • Egzersiz alışkanlığı edinmek
  • Uyku alışkanlıklarını iyileştirmek

 Bunların her biri sağlığınızda önemli bir rol oynayacak. Daha fazla meyve ve sebze yemenin sizi daha sağlıklı hale getireceğini söylememize gerek bile olmayabilir fakat unutmayın ki sebze ve meyve ağırlıklı bir diyet aynı zamanda vücudunuzun en iyi şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Basit ama etkili bir örnek verelim, meyve ve sebze yiyorsanız muhtemelen kabızlık sorunu yaşamıyorsunuz çünkü bu sorundan kaçınmak için ihtiyacınız olan lifleri alıyorsunuz. Bazı doğum öncesi alınan vitaminler ve hamilelik hormonları sorun yaratıp, bağırsakların biraz tembelleşmesine neden olabilirler. Hamilelikle birlikte hızla değişen hayatınızı daha sağlıklı ve kolay hale getirmek için mutlaka diyetinizle ilgili yardım almanızı öneririz.

Hamilelikte beslenme konusu üzerinde uzmanlarla görüşmek dışında bu dönem için eğitim veren kurslara da katılabilirsiniz. Daha fazla bilgi için bölgenizdeki yerel hastanelerden veya gebelik merkezlerine danışabilirsiniz. Konuyla ilgili oldukça fazla yayın ve kitaba da ulaşmanız mümkün. Elbette sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme düzeninden bahsediyor olsak da proteinin diyetinizdeki yerini unutmamak gerekir. Sağlıklı bir vejeteryan veya vegan bir hamileliğe sahip olmak mümkün olsa da sıkı bir vejeteryan /vegan diyet de ayrı sağlık sorunlarına yol açabilir.

Sosyalleşme ve eğlence adına alınan alkol, sigara ve uyuşturucu maddeler sorun olabilirler çünkü hamile kalma şansınızı azaltırlar. Bazen alkol erkeklerde geçici bir iktidarsızlığa neden olsa da bu geçici mekanik bir sorundur- ancak önemli olan sigara, alkol veya uyuşturucu kullanımından kaynaklanan bazı kromozom hasarlarıdır. Hamilelik dönemini sorunsuz geçirip sağlıklı bir bebeğe kavuşmak için en doğrusu bu dönem süresinde eşlerin birlikte alkol, sigara ve uyuşturucudan uzak durmalarıdır çünkü çoğu genetik problemlerin artmasına, düşük veya ölü doğum gibi gebelik kaybı risklere neden olabilirler.

Doktorunuzla açık ve dürüst konuşmak, size yardımcı olacak doğru bilgileri almanın en iyi yolu olacaktır.

Uyku ve egzersiz sağlıklı bir hamileliğin anahtarı olduğu gibi sağlıklı bir yaşam tarzının da göstergesidir. Bu sadece hamilelik için güçlü ve sağlıklı olmanıza yardımcı olmaz, aynı zamanda daha kolay bir hamilelik geçirmenizi de sağlar. Gebeyken yapılan egzersizlerin, sağlıklı olma duygusunu arttırdığı ve gebelik ağrılarını azalttığı kanıtlanmıştır. Bazı çalışmalar, hamilelikte yapılan egzersizlerin normal doğumu kolaylaştırdığını göstermektedir. Egzersiz yapmaya çok hevesli değilseniz panik yapmayın. Yürümek, yüzmek, dışarı çıkmak hareket etmek için harika yollardır- bu aktiviteler de size yardımcı olacaktır.

Hamilelik öncesi Prenatal Vitaminler Başlarken

Prenatal vitaminler sigorta poliçenizdir. Kötü sonuçları önlerler veya olasılıkları azaltırlar. Örneğin folik asit, hamileliğin erken dönemlerinde ve öncesinde alındığında nöral tüp defektlerinin önlenmesine yardımcı olabilir. Folik asit başlangıç ​​safhalarında nöral tüpün, omuriliğin ve beynin oluşturulduğu dönemde en önemli olanıdır. Prenatal vitaminleri hamilelikten önce almaya başlamak kullanma alışkanlığı oluşturacaktır.

Piyasada mevcut birçok prenatal vitamin bulunmakta ancak gerçek şu ki, çok da olağanüstü bir şeye ihtiyacınız yok, doğru miktarda folik asit içeren herhangi bir standart multi vitamin size hem yeterli hem de ekonomik olacaktır.

Sigorta Kapsamınızı Gözden Geçirin

Günümüzde doğum ve hastane masrafları oldukça baş ağrıtıcı olabiliyor! Bir sonraki sene hamile kalmayı düşünüyorsanız, poliçenizde sunulan kapsama iyice inceleyin. İlgilendiğiniz tüm doğum seçeneklerini kapsıyor mu? Özellikle doğurganlık kapsamı hakkında bilgi isteyin-bu konu oldukça geniş bir yelpazeye sahiptira ayrıca düşük riskli doğumlar, ebeler gibi hizmet sağlayıcıları, annenin fetal ilaç uzmanları ve yenidoğan yoğun bakım üniteleri gibi konuları sigorta şirketinizle birlikte gözden geçirin.

Cepten ödeme yapıyorsanız, bu maliyetin ne olabileceğini öğrenin ve bunu nasıl karşılayacağınızı planlayın. Kredi kullanmak zorunda kalabilir misiniz? Bu tip konuları önceden halletmek, hamileliğin finansal etkisine hazırlanma şansı verecektir.

Ebeveynlik Konuları Hakkında Konuşun

Ebeveynlikten önce ebeveynlik hakkında konuşmak erken gibi görünüyor olsa da bu pek çok çiftin bebek gelmeden önce düşünmediği bir şeydir. Birbirlerini seven çiftler geri kalan her şeyin kendiliğinden kolayca hallolacağını varsayarlar. Oysa ki çocuğunuzu nasıl büyütmek istediğiniz hakkında konuşmalısınız. Birlikte çocuğunuzu yetiştirmek istediğiniz yolu çizmelisiniz. Aileye katılan yeni bir bebek mutluluk kadar çatışma da getirir beraberinde unutmayın! Bu çatışma nerede? Nasıl çözümlenir? Kimden destek alabilirsiniz?

Konuşmanızı önerebileceğimiz konular şunları içerebilir:

  • Bebek nerede uyuyacak?
  • Bebeğe kim bakacak?
  • Ev işleri nasıl bölünecek?
  • Disiplin yöntemleri
  • Ebeveynlik felsefeleri

Bu listede tartışma yaratacak konular olduğu kesin ama lütfen unutmayın ki anne ve baba olmak çok ama çok uzun bir yol. Sizin ortak kararlar alabilmeniz, birbirinizle uyumlu bir disiplin yolu belirlemeniz, iş bölümü yapabilmeniz hem sizi hem de bebeğinizi daha mutlu ve huzurlu yapacaktır.

Doğum kontrolünü tartış

Son olarak, doğum kontrolü;

Bir süredir doğum kontrol hapı kullanıyor olabilirsiniz. Doktorunuz ne zaman ve nasıl bırakılacağı hakkında sizi bilgilendirecektir. Bazen, hamile kalmak için kendinize bir veya iki aylık bir döngü vermek iyidir. Bu dönemde dilerseniz, prezervatif veya diyafram gibi başka bir doğum kontrol yöntemi kullanabilirsiniz.

Doğum için tercih ettiğiniz tarihler varsa, korunma yöntemlerinizi kesmek için bunları da göz önünde bulundurmalısınız.

Bebek Yapma Seks Var

İşte oldu! Seks yap, hamile kalırsın! Hmm evet ama… doğru yapıldığında! “Seks yap” derken kastettiğimiz bazı özel şeyler var. Yeni başlayanlar için söyleyelim, doğum kontrolü olmaksızın, tercihen ovülasyonun yakın olabileceğini düşündüğünüz tarihlerde vajinal ilişkiye girmelisiniz.

Bunu günde iki kez yapmanıza gerek yok, arada sırada da olsa, sorun değil, her gün yapmak zorunda da değilsiniz, bu da sorun değil ancak oral seks, anal seks, prezervatif ile seks ve sizin adet döneminizdeki seks hamile kalmak için mümkün değildir.

Yumurtlama Döneminin Tahmin Edilmesi

Yumurtlama döneminin tahmin edilmesi için çeşitli yöntemler vardır. Bazıları diğerlerinden daha yoğun. Normal şartlarda hamile kalmak için yumurtlama döneminizi özellikle bilmenize ihtiyaç yoktur. Gebe kalmakta sorun yaşıyorsanız ovülasyon tarihiniz önem kazanır.

Dilerseniz kendinize adet döngülerinizi gösteren bir çizelge hazırlayabilirsiniz, ayrıca faydalanabileceğiniz telefon ve bilgisayar uygulamaları da mevcuttur bunun için.

Bunun en pratik yolu adetinizin bittiği günden geriye 14 gün saymaktır, bu size tahmini bir yumurtlama dönemi tarihi bulmanızda yardımcı olabilir.

Örneğin 29 Aralık’ta adet döneminizin başlayacağını biliyorsanız, yumurtlama döneminizin 14-15 Aralık civarı olacağını var sayabilirsiniz.

Bu konuda daha hassas olmak istiyorsanız, eczanelerden kolayca bulabileceğiniz yumurtlama dönemi testlerinden alarak evinizde uygulayabilirsiniz. Bu testler biraz masraflı olsa da size çok daha doğru tespitler göstereceklerdir.

Vücut bazal ısı yöntemi de bir diğer yumurtlama dönemi tahmini yardımcısıdır. Her sabah uyandığınızda vücut ısınızı ölçün, vücut ısınızdaki değişim yumurtlama döneminin habercisidir.

‘Hamile Kalmak İçin Yaşam Tarzınızı Ayarlamak

Yapacağınız tek şey normal hayatınıza doğum kontrol yöntemlerinizi bırakarak devam etmek, sadece bu kadar!

Bazı çiftler bebeğin cinsiyeti veya doğum tarihini ayarlamak konusunda tedirginlik yaşarlar oysa işi akışına bırakıp bu dönemin keyfini çıkartmak her şeyi kolaylaştıracaktır.

Unutmayın, çoğu çift ilk yıl içinde gebe kalacaktır.

Hamilelik Testi Ne Zaman Kullanılır

Hamile kalmaya çalışırken, hissettiğiniz her şeyin hamileliğin bir göstergesi olduğunu varsaymak cazip gelebilir. Vücudunuzun bu dönemdeki günlerde nasıl hissettiğinin farkında olmak da normaldir.

Adet döneminizin geciktiği ilk günden itibaren eczaneden alabileceğiniz herhangi bir test ile bu heyecanlı sorunun cevabını alabilirsiniz.

Bu nispeten ucuz yöntemle pozitif çıkan bir test 100% gebeliği gösterse de negatif bir test her zaman doğru olmayabilir. Testi birkaç gün bekleyip yeniden deneyebilirsiniz.

Hastanelerde yaptırabileceğiniz HCG kan testi ise size en erken ve en doğru sonucu verecektir.

Yardım İçin Ne Zaman Başvurmalı?

En sık sorulan soru elbette budur.

35 yaşın altındaysanız ve bir yıl boyunca korunmasız cinsel ilişki yaşadığınız halde gebe kalmadıysanız doktorunuza başvurabilirsiniz. 35 yaşın üzerindeyseniz 6 ay bekleyip danışabilirsiniz.

Bunun dışında adet döneminizde 22 günden kısa veya 42 günden uzun döngüler yaşıyorsanız yine doktorunuzla konuşmanızı tavsiye ederiz.

Döngülerinizdeki anomaliler başka rahatsızlıkların da habercisi olabilirler bunların çözülmesi gebe kalmanızı da hızlandıracaktır.

Tüm bunların dışında unutmayın ki stres hamile kalmanızdaki en büyük engellerden biridir. Çoğu çift çocuk sahibi olamama korkusu ile gebe kalamaz. Bırakın doğa kendi kuralları içerisinde olması gerekeni yapsın. Biliyorsunuz ki dünyanın en doğal şeyini yapıyorsunuz, siz sadece tadını çıkarın ve kendinizi büyük güne hazırlayın.